idari davalar ve idari dava süreci

İdari Davalar ve İdari Dava Süreci

İdari dava, kamu gücünün kullanılması ile ilgili anlaşmazlıkların çözümü ve idari hukuku alanındaki konuları kapsayan dava türleridir. İdare Hukuku alanında, kamu ve devlet kurum ve kuruluşlarının işlemlerine açılan yargı davalarını oluştururlar. Temelde, idare tarafından gerçekleşmesi gereken işlerin, hatalı, eksik ya da geç kalınarak yapılması durumunda idari yargı davaları açılır. Aynı zamanda, hukuka aykırı olduğu düşünülen durumlarda da idari dava açma hakkı vardır.

Hukuki kanunlar ile çelişen durumlar olduğunda, idarenin tesis ettiği eylem ya da işlemlere karşı, idari yargı davaları açılır. Kısaca devlet kurumları tarafından tesis edilen işlemler karşısında açılan davalar olarak da açıklanır. İdare Mahkemeleri ise idari davalarda yerindelik denetimi yapma yetkisine sahip değildir.

İlginizi Çekebilir:

Hangi Durumlar İdari Dava Konusu Olabilir?

İdari dava türleri, tam yargı davaları, iptal davaları ve idari sözleşmelerden kaynaklı olan uyuşmazlık davaları olarak ayrılır. Bu dava türleri ise, İdari Yargılama Usul Kanunu’nda idari yargı ve dava türleri şeklinde düzenlenmiştir. Genel olarak; idari işlemlerin sebep, yetki, amaç ya da konu gibi unsurlarının tek bir yönüyle hukuka aykırı olması durumunda uygulanır. Menfi ihlal yaşayan bireyler, idari dava açabilirler.

Tam yargı davası açma hakkına sahip olan bireyler ise kişisel hakları doğrudan muhtel olmuş kişilerdir. İdari sözleşmeler ile ilgili yaşanabilecek uyuşmazlıklar da vardır. Bu durum da idari dava olarak ele alınır. Ancak tahkim yolunun öngörülmesi gibi durumlarda geçerli olmayacak davalardır.

İdari Dava Türleri: İptal, İptal ve Yürütmenin Durdurulması, Tazminat Davaları

İdari dava türlerini oluşturan iptal, yürütmenin durdurulması ve tazminat davaları, farklı uyuşmazlıkların mahkeme ortamında çözümünü ele alır. İdare mahkemelerinin ele aldığı davalar, hukuki olarak önemli bir yere sahiptir. Bu davalar hakkındaki detayları aşağıdaki başlıklarda görebilirsiniz:

  • İptal: İptal davaları, genel olarak, idari işlemlerin, şekil, sebep, konu, yetki ve amaç gibi açılardan bir tanesinin hukuka aykırı olmalarından dolayı iptali istenmesidir. İdari işlemler için açılan en temel dava türleridir.
  • İptal ve Yürütmenin Durdurulması: Açılan iptal ve yürütmenin durdurulması, idari işlemin yürütülmesini, dava sonuna kadar ve davanın konusu olan idari işlemin, bütün hukuki sonuçlarının geçici bir süreyle durdurulmasıdır.
  • Tazminat Davaları: Bireylerin haksız fiil sebebi ile gördükleri maddi ya da manevi zararlara karşılık talep ettikleri haklardır.

İdari Dava Açma Yetkisi ve İdari Yargı Mercileri Nelerdir?

İdari dava açma yetkisi, İdari mahkemelere ait olan bir görevdir. Sıklıkla karşılaşılan bu dava türleri, genel olarak idari işlemlerin hukuki kanunlara aykırılığından kaynaklı açılır. İdare Mahkemelerinde işlenen davalar, Vergi Mahkemelerinde ve Danıştay’da açılır.

İdari ve Vergi Mahkemeleri ise ilk derece mahkemeler olarak görev yapar. Aynı zamanda, istinaf mahkemesi ise Bölge İdare Mahkemesidir. Danıştay ise hem ilk derece hem de temyiz mercidir.

İdari İşlem ve İşlemlere Karşı Dava Açma Hakkı

İdari dava açma süreci içine giren iptal davaları, İYUK uyarınca özel kanunlar ile ayrı bir sürenin öngörülemediği durumlarda açılır. Bunun yanı sıra, idari işlemlere karşı davanın açılma süresi 60 gündür. Bu süre, Danıştay ve İdare Mahkemeleri için geçerlidir. Vergi Mahkemelerinde ise 30 günlük bir süre öngörülmüştür.

İptal davası olarak geçen mahkemede, idarenin kamu hukukunda yapmış olduğu yanlı, kesin ve doğrudan doğruya yapılabilecek idari işlemlere karşı kararlar alınır. İdari işlemin iptalinin istenmesi durumunda, iptal davalarında davalı olan idare, yürütülebilir özellikteki işlemi tesis eden merci olarak kabul edilir.

İdari Davaların Zaman Aşımı Süreçleri ve İtiraz Hakları

İdari dava süresi ve zaman aşımı, bu dava sürecine hazırlanan bireylerin araştırdığı bir konudur. Taşkın Hukuk ve Danışmanlık Ofisi, idari uyuşmazlıklar sonucu açmak istediğiniz davaları, baştan sona profesyonel bir şekilde işler. Kanunlarda yer alan usullere uygun ve sürecin yakinen takip edildiği dava süreçleri titizlikle yürütülür. İdari davalarda, başarılı sonuçların alındığı dava türlerinden bir tanesidir.

Kanunlarda yer alan ve aksi belirtilmeyen durumlarda, idari davaların zaman aşımı süreleri vardır. Bu süre, Danıştay ve İdare mahkemelerinde 60 gün olarak belirtilmiştir. Vergi Mahkemelerinde ise 30 gün olarak belirlenen bu sürenin aşılması, zamanaşımına yol açar. Mevzuatta açıkça düzenlenmiş olan sürelerin kısıtlı olması nedeniyle, düzenleyici bir işleme karşı dava açmak için sürenin aşılmaması gerekir.

İdari Davaların İtiraz ve Temyiz Süreçleri: İdare Mahkemeleri ve Danıştay Yargı Yolları

İdari dava temyiz ve itiraz süresi, kural olarak, Bölge İdare Mahkemeleri ile Danıştay dava dairelerinin nihai olarak aldıkları kararlar ile belirlenir. Karar tebliğinden başlayarak, otuz günlük süreçte temyiz yapılması mümkündür. Mevzuatta bazı kararların temyiz edilebilmesi adına, özel olarak hak düşüren süreler düzenlenmiştir. Sürelerin geçmesi durumunda, hak kaybı söz konusu olur.

İdari yargı sürecinde, kanuni yollar arasında, temyiz, kanun yararına temyiz, yargılamanın yenilenmesi ve istinaf yer alır. Olağan kanun yolları, istinaf ve temyizdir. İdari yargıda olağanüstü kanun yolları ise kanun yararına temyiz ve yargılamanın yenilenmesidir. Danıştay kararına karşı ise kanun yoluna gitmek için temyiz yolu tercih edilmelidir.

İdari Davaların Sonuçları ve Kararların Uygulanması Süreci

İdari dava sonuçları, açılan dava türüne bağlı olarak değişiklik gösterir. Örneğin; iptal davası olarak görülen mahkemede, dava konusunun tesis tarihiyle birlikte geçerli olmasıyla ortadan kalkmasını ele alır. Bu davadan alınan sonuç, karar, sebep ya da sonuç gibi kavramların ortadan kalkmasıdır.

Yürütmenin durdurulmasıyla ilgili alınabilecek sonuçlar da vardır. Bir idari işlemin iptali için yargı mercine dava açılması tek başına yeterli gelmez. İşlemin icrasının durdurulması için idari yargı mercilerinin İYUK’a göre karar alması son derece önemlidir. Bu kararın adına ise YD kısaltması yapılmıştır.